Yönetmen:  Michelangelo Antonioni
Oyuncular: David Hemmings, Vanessa Redgrave, Sarah Miles
İngiltere, ABD ,111’, 1966, renkli
İngilizce, Türkçe altyazıyla

Kitlelerin beğenisini kazanan ilk Avrupa sanat filmi olma özelliği de taşıyan Cinayeti Gördüm, Antonioni’nin metafizik sel bir bilmeceyi andıran modern Londra hikayesi, hem ticari hem de eleştirel açıdan başarı yakaladı. Bugün bile filmin grafik etkisi gerek popüler kültürde gerek güzel sanatlarda hissedilmeye devam ediyor. Filmin baş karakteri ikonik fotoğrafçı David Hemmings çalışmalarını özgün sanat ve ekonomik ihtiyaç için üretim olarak ikiye ayırmaktadır. Fakat gerçeği egoistçe nesnelleştirme ve görselleri artık hiçbir zevk almadan sahiplenmesi bu basit ayrımın sınırlarını zorlamaktadır. 60’lı yılların havai tarzı ve bedensel oyunları yüzünden sürekli ilgisi dağılan fotoğrafçı sapkın bir fotoğrafçı fantazisi ile karşı karşıya gelir: sanatı aracılığıyla gerçek bir suçu ortaya çıkarmak. Buna rağmen ‘’gerçek’’ teşhir, algılama ve temsilin temelinde yatan sorunlarda gizlidir. Antonioni, inceden inceye karakterleri ve ‘’bulgu’’ları teker teker ortadan kaldırırken, bu gerçek gerilim hikayesinin çözümünü seyircinin sahasına gönderir.

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Bir Aşkın Öyküsü

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Kırmızı Çöl

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Zabriskie Noktası

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Bir Kadının Tanımlanması

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Macera

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Cinayeti Gördüm

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Oberwald’in Gizemi

Antonioni - Sessizliğin Gürültüsü

Kısalar

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”