Jawa El Khash, 2020
8’44”
Hamam bir sanal gerçeklik deneyimi. Işık ve su gibi ruhani öğeler aracılığıyla İslam mimarisinin görkemli ve romantik doğasını deneyimleme fırsatı. İslam mimarisinde ışık tavandan sızarken bir kutsallık duygusu uyandıran, dokunduğu her nesneye parlak altın sarısı bir görünüm bahşederek mekânda ruhu aydınlatan heybetli bir unsur. Dahili ile zahiri, gerçek ile hayal arasındaki mesafeyi bulanıklaştıran gün ışığı, iki ayrı âlemi, yani görünen ile görünmeyeni, insan ile yüce varlığı birbirine bağlayan aracı rolünü üstleniyor. Suyun müziği, çeşmelerde ve havuzlarda ritmik şekilde titreşerek, görünmez zaman nehrinin akışını hatırlatırcasına size eşlik ediyor. Gerçek hayattakilerin aksine bu hamam insan ruhundan yoksun. Bu dünyanın canlıları kelebekler, tespihler, fenerler, sis, su ve ışık. Bu simgesel öğeler aracılığıyla, fiziksel gerçekliğin sınırları gerçeküstünü ve ıssızlığı soluyan sanal bir ortama dönüşüyor.
Batılı ressamların İstanbul’u konu alan resimleri söz konusu olduğunda Haliç çok özel bir yere ve öneme sahiptir. Topkapı Sarayı ve anıtsal yapıların yer aldığı Tarihi Yarımada’yla, batılıların konakladığı, yabancı elçiliklerin yer aldığı Galata’yı birbirinden ayıran bu su kütlesi, geçişimli bir sınır gibidir adeta.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)