Yönetmen: Furkan Karabay
Türkiye, 2020, 25’
Kütahya’nın Tunçbilek beldesinde bulunan termik santral insanların hayatını olumsuz etkiler. Şehrin tam merkezinde bulunan termik santral yüzünden insanlar kansere yakalanmakta, nefes darlığı çekmekte, özellikle çocuklar ve yaşlılar sürekli hasta olmaktadır. Çalıştığı zaman insanların iş yerlerine, evlerine giren duman hastalıkların başlıca sebebidir. Bu durumdan en çok etkilenen insanlardan biri olan 70 yaşındaki Nuriye Türk sürekli sesini çıkarmaya çalışır. Kanser hastası olan Nuriye Türk ömrünün büyük bir bölümünü geçirdiği bu yerden kaçmak değil, eskisi gibi burada mutlu yaşamak ister. Tavşanlı Çevre Platformu başkanı Mustafa Özyurt’ta Tunçbilek’lidir. Yaptıkları bilimsel çalışmalarla seslerini duyurmaya çalışırlar. Filtre takılmayan bacanın nasıl zararlı olduğunu, doğaya ve dolayısıyla insana zararını, çevre STK’lar ile sürekli dile getirir. Beldede kimse santralin kapanmasını istemez. Filtre takılıp açık kalmasını ve insanların orada çalışmaya devam etmesini isterler. Gökyüzünü görebildikleri temiz bir havada…
Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor.
Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)